ARABALAR FİLMİ ÖYKÜSÜ (4. BÖLÜM)

2008-07-22 13:10:00


“Sürat. Ben süratim.” diye mırıldandım başlama çizgisine gelince.

Şimşek gibi fırladım ve her yana toz saçtım. Ama toprak yollarda yarışmaya alışkın değildim ve virajı dönerken…aaah…. Hakimiyetimi kaybettim. Alçak bir yardan aşağı, doğruca kaktüslerin arasına düştüm. Of!

“Tıpkı yol tamir ettiğin gibi yarışıyorsun… beceriksizce,” dedi Doc.

Mater’a beni yeniden yola çekmesini söyledi, halimden öyle utanmıştım ki.

Ertesi sabah, yolun bir bölümünü mükemmel biçimde asfaltla kaplamıştım. Ama ziftim bitmişti, bu yüzden bir gün önce Doc’la yarıştığımız yere gittim. Direksiyon hakimiyetimi niçin yitirdiğimi anlamam gerekiyordu. Doc da gelip beni seyretti.

“Bu asfalt yol değil, evlat, toprak yol,” dedi. “Eğer fazla sola gidersen, sağa döndüğünü göreceksin.”

Doc’a baktım. “Sola gitmek için sağa mı döneceğim yani?” Doc başıyla onayladı ve uzaklaştı.

O gece Mater beni biraz eğlenmek için dışarı çıkarmak istedi, ama tek istediğim köşeme çekilmekti.

“Sorun değil, Bay Toprak Yolda Dönemeyen,” diye dalga geçti benimle. “Zaten gelmek istesen de yapacağımız şeyi beceremezdin herhalde.”

“Hey, hey, ben Şimşek McQueen’im,” dedim. Her şeyi becerebilirim.”

Kısa süre sonra, kendimi horlayan traktörlerle dolu bir tarlanın ortasında buldum.

“Traktör devirmek eğlencelidir!” diye fısıldadı Mater.

“Mater, ben bu işi yapmayacağım,” dedim.

“Ah, hadi ama, tek yapman gereken sessizce traktörün yanına gidip korna çalmak. Beni izle.” Mater bir traktörün önüne geçip kornasını çaldı. Hayretler içinde kalan traktör devrildi ve egzos borusundan bir duman bulutu çıktı. Mater kahkahalarla gülmeye başladı, ben de ona katıldım. Ama sonra tuhaf bir vızıltı duydum.

“Şimdi kaç!” diye haykırdı Mater.

Devasa bir traktör üzerimize geliyordu. Ben nefesimi tuttum, ama Mater sadece kornasını çaldı ve süratle uzaklaştık.

Kasabaya dönünce, Mater zikzaklar çizerek ileri geri gitmeye başladı. “Vay be! Bunu nasıl yapıyorsun?”” diye sordum. “Dikiz aynalarımı kullanıyorum! Sen de dikiz aynası taktırsan fena olmaz.”

“Evet,” dedim, “belki büyük yarışta kullanabilirim onları.”

“Bu yarış niçin bu kadar önemli?” diye sordu Mater.

“Eğer kazanırsam en büyük hayalimi gerçekleştirmiş olacağım. Zengin ve ünlü olacağım. Hatta helikopterlere bineceğim.”

“Ben de helikopterle bir tur atabilir miyim?” diye sordu Mater.

“Tabii, elbette,” dedim.

“Yaşasın!” diye kornasına asıldı Mater. “Yarın görüşürüz!”

Beni, Sally’nin kalmam için davet ettiği otele bıraktı. Tam bölmeye çekilmiştim ki, Sally çıkageldi.

“Mater’la konuştuklarınızı duydum. Gerçekten de onu helikoptere bindirecek misin?”

“Önce yarışı kazanmam gerekiyor,” dedim.

“Mater sana güveniyor, biliyorsun,” dedi bana. “Senin en iyi arkadaşın olduğunu düşünüyor. Onu hayal kırıklığına uğratma!”

DEVAM EDECEK...

52
0
0
Yorum Yaz